« Geri Inicio
Yukleniyor Ileri »

topukların üzeri’nde bir isim: zeynep nural

15Oca12

Öncelikle blogumun ilk röportajını yayınlayacağım için çok heyecanlıyım. Bir hatam olursa en baştan affola. Beni kırmayan ve sorularımı tüm içtenliğiyle yanıtlayan arkadaşım Zeynep’e çok teşekkür ediyorum.

Sorulara geçmeden önce biraz bizden bahsedelim.Zeynep benim Ümran Baradan Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinden arkadaşım. Yani birbirimizin küçüklüğünü biliriz ;) Farklı sınıflardaydık ama aynı serviste yıllarca Karşıyaka’dan Kemalpaşa’ya gidip geldik. Okulumuz küçük olduğu için herkes birbirini tanır, paylaşımlarda bulunur ve hemen dedikodular yayılırdı :) Tam tanımlayamıyorum ama ergenliğinde getirdikleriyle çok garip bir dönem bence lise yılları.

Sonra yollarımız ayrıldı, farklı üniversitelere gittik. Bu yüzden uzun müddet görüşemedik, hatta hiç görüşmedik. O dönemde ben bir sürü kötü olaylar yaşadığım için bir çok arkadaşımdan da uzak kaldım. :(  Yıllar sonra üniversite bitmiş, İzmir’e geri dönmüşüm, lisede ki müzik öğretmenlerimizden Bülent Öztürk’ün bir bir etkinliği sayesinde tekrar bir araya geldik ve birlikte çalıştık. O dönemde aksesuar bölümünü kazandığını öğrendim, yaptığı tasarımları gördüm ve bitirme tezinin sunumuna gittim ve tasarımlarına hayran oldum.

İnsanlar araya zaman girince her şeyi eskisi gibi hatırlıyor ve yıllar sonra karşılaştığında arkadaşlarının da kendi gibi büyüdüğünü ve değiştiğini görmek , sanki karşısındakini yeni bir insanmışçasına tekrardan tanımanızı sağlıyor. İlk Zeynep’le röportaj yapma fikride onu tekrardan tanımam ve bitirme tezindeki sunumunda çok etkilenmemdir. Sorularıma yazdığı cevapları okuyunca da dedim ki bu kız gerçekten ayaklarının üzerinde duruyor, ne istediğini, nasıl hareket edeceğini biliyor. Bu yüzden sözümü daha çok uzatmadan Zeynep Nural’ın topukların üzeri’nde ki hayatıyla sizi baş başa bırakıyorum.

Zeynep Nural / www.zeynepnural.com

……………………………………………………………………………………………………………..

bhrylt:  Güzel sanatlar lisesi resim bölümü mezunu olarak, aksesuar tasarımcısı olma sürecin nasıl gelişti?

ZEZE: Ortaokulda cok sevdigim bir ogretmenimin tesvik etmesiyle Guzel Sanatlar Lisesine gitmistim, sonrasinda bir seyler karalamak hep hayatimin bir parçasi oldu. Her zaman kiyafetten cok aksesuarlarla ilgilenmeyi sevdigim icin bu bolumde okumak tek istegimdi, ve bolum sadece Izmir Dokuz Eylul Guzel Sanatlar  Fakültesin de var. Burada ne yazik ki demek lazim, cunku cogalmasi ve daha genel bir bolume donusmesi, daha cok bilinmesi ve daha fazla kisiye hitap etmesi benim de istegim elbette. Benim de tek tercigim bu bolum oldugu icin, baska bir opsiyonum olmadi haliyle. Istedim, inandim ve basardim.

bhrylt: Isyerinde giymekten en cok zevk aldigin ayakkabilar hangisi?

ZEZE: Isyerim evime oldukca uzak oldugundan ve yolun zor sartlarindan dolayi, sabahlari cikarken topuklu giyemiyorum. Ancak bu beni durduran bir durum degil tabii ki. Isyerinde cikarip giymek uzere cantama ativerdigim oxford tarzi topuklu ayakkabilarim, vazgecilmezim.

bhrylt: Ayakkabi tasariminin zorluklari ve keyifli yanlari neler?

ZEZE: Ayakkabiyi tasarlarken, modelini kafanda canlandirirsin, asagi yukari cikacak seyi bilirsin ve hayal etmeye ona gore devam edersin. Ama bazen, ozellikle de uretim asamasina gecildiginde; kaliba uymamasi, ayaga oturmamasi gibi problemler ortaya cikabiliyor. Bu yuzden aslinda, asil tasarim kalibin uzerinden cikiyor. Cunku ayakkabida en onemli sey ergonomik olmasidir. Tasarim sahane olsa da, giydigin zaman canin aciyorsa o ayakkabinin degeri sifira iner. Ben bu yuzden rahatliga da cok onem veriyorum tasarim surecimde.

bhrylt: Ayakkabi tasarlama surecin nasil gelisti? Kimlerle calistin?

ZEZE: Acikcasi ayakkabi tasarimini okulun ilk yillarinda hic sevmezdim, ilk baslarda ayakkabi kalibini cizmeyi bir turlu cozemedigimden olsa gerek. Ama sonra, kalibi oturtunca ustune giydirdigim ayakkabilar bana cok keyif vermeye basladi. Bir ayakkabi ciziyorsun, sonra onun acik, kapali hali derken ortaya bircok versiyonu cikiyor. Ve bir bakmissin koleksiyon bir anda olusmus bile. Kendiliginden cikan, anlik cizimlerim en sevdigim koleksiyonlarimi olusturmustur her zaman. Bu arada yeri gelmisken; fikir ve destegini benden hicbir zaman eksik etmeyen Canan Hocama ve tasarimlarimin istampa ile uretim sureclerinde bana hep cok yardimci olan Ufuk Kuran’ a tesekkur etmek isterim. Cizimlerimin elle tutulur urunlere donustugunu gormek, her daim, cok buyuk bir mutluluk.

bhrylt:  Sence nasil bir cizgiye sahipsin?

ZEZE: Ben asiriligi sevmiyorum. Daha cok; detaylar, stilize formlar ve dokular kullanarak tasarimlarimi olusturuyorum.

bhrylt: Tasarimlarinda ozellikle uzerinde durmaya calistigin ogeler var mi?

ZEZE: Aksesuar tasarimi mezunu oldugum icin yogunlukla taki dersleri de aldim ve zamanla taki tasarimlarimi ayakkabida kullanmaya basladim. Gumus parcalar yerlestirerek detaylar olusturuyorum. Ayakkabi tasarimlarimdaki stilim bu.

bhrylt: Ilham kaynaklarin neler?

ZEZE: Cok fazla arastirma yapiyorum, ozellikle kafama bir konu takilinca, onunla ilgili yuzlerce bazen binlerce gorsel karistiriyorum. Imajlar, fotograflar, kiyafetler, dokular; hepsi ve daha fazlasi calismalarimin gidisatini belirliyor. Cok alakasiz zamanlarda cok farkli konseptler dusunebiliyorum. Bunu; o anda bulundugum yer, bir sarki, bir gorsel ya da bir kisi belirleyebiliyor.

bhrylt:  Ayakkabilarla ilgili bir hikayen var mi? Bizimle paylasir misin?

ZEZE: Ayakkabiyla ugrasip da hikayesi olmayan yoktur sanirim. Bakmasi, satin almasi her zaman cezbedici olmustur elbette, herkes icin; ama urettirmesi biraz zor aslinda. Bunu isin icinde olan daha iyi anlar. Iste ben, ilk olmasinin heyecani ve zaman sinirliligi yuzunden, ilk onemli okul projemde Izmir Isikkent Ayakkabicilar Sitesinin tozunu bayagi bir yuttum. Hatta oyle bir yutmusum ki, yaklasik bir hafta yataktan cikamadim hastaliktan. Ama degdi mi diye sorarsaniz, kesinlikle evet. Ilkler gercekten unutulmazmis, onu anladim.

bhrylt: Kendi adina bir marka olmayi ister misin?

ZEZE: Elbette. Ilerki bir zamanda mutlaka. “Zeze” aklinizin bir ucunda olsun.

bhrylt: Topuklarin uzerinde olmak sana neler hissettiriyor?

ZEZE: Topuklarin uzerinde olmak/ayaklarimin uzerinde durmak, bana artik buyumus oldugumu hissettiriyor. Kucukken hep annemin ayakkabilarini calip, suslenip puslenip evin icinde dolasirmisim. Ne olacagim, ne yapacagim aslinda o zamandan belliymis. Simdi o topuklari gercekten giyebiliyor; ustelik onunla da yetinmeyip tasarliyorum da. Sahane! Bu arada, “topuklarin uzerindeki” bu roportaj icin de tesekkurler tabii ki.

ZEZE TASARIMLARI:

Referans: Marie Claire Ekim 2011



eskişehir özdilek yılbaşı dekoru / adlantis reklam

08Oca12

(Özlem Gicvan Topuzoğlu / Uygulama Sırasında)

örnek alınması gereken bir sanatçı: zeki müren

02Oca12

2000 yılına girişimizi hatırlıyorum da ne kadar  şaşalıydı. Sanki 2000’e uyandığımız gün her şey bambaşka olacaktı , öyle kutlamalar yapılmıştı. Aradan 12 yılın geçmiş olması ne kadar çabuk. Farkında olmadan aradan seneler ne kadar çabuk geçiyor. Aradan aradan, farkına vardırmadan … Geride bir şeyler bırakabiliyorsan, insanların hayatlarına onlara bir şeyler katarak dokunabiliyorsan, iz bırakıyorsan arkanda parlıyorsun işte o zaman. Aynı 2012’ye girerken anmak istediğim “Zeki Müren” gibi…

Biricik sesiyle, dönemine göre radikal kostüm ve stiliyle, insanlara, her şeye olan aşkıyla mükemmel bir sanatçıdır Zeki Müren. Onu dinlerken huzur bulursunuz, onun sözlerinde kendinizi… Herkese bir iz bırakmıştır, yeni yollar açmıştır. 2000 gibi şaşalıdır kostümleri, gözünüzü alır. Sahnede her şeyiyle büyür. Bir konserinde o zamana kadar ki en uzun ölçekli topukları giymiştir : 20 cm

Topukların üzeri’nde yükselen , dünyadaki önemli isimlerden biridir.

Son zamanlarında ki ayakkabılarla ilgili bir hikayesini paylaşmak istiyorum:

“ankara’da konser verdiği günlerdi.ayaklarında,dizlerinde dayanılmaz ağrılar başlamıştı.ayakkabılarını,o sevdiği rugan pabuçlarını giymek ölümdü.ama dayanıyordu.zeki müren söz verince onu tutardı.yıllarca ödün vermediği bu ilkesinden vazgeçemezdi.ayakkabılarının önünü kestirip öyle giymeye başladı.ayakları görünmesin diye de sahnenin önünü çiçeklerle kaplatıyordu.teşhis damar genişlemesiydi.tek tedavi de kortizonlu iğnelerdi.kortizonlu ilaçlar yüzünden bir ayda tam 14 kilo almıştı.artık sahnelere pek çıkmıyordu,televizyon çekimlerinde ise vücudu görülmesin diye genellikle üstü çiçekli bir masanın arkasında duruyordu.küçük çekim hileleriyle hızla kilo alan vücudunu saklıyor ama hastalıklarını önleyemiyordu.vücudu iflasa doğru gidiyordu. “Kaynak: http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=31+may%C4%B1s+1969+zeki+m%C3%BCren+aspendos+konseri

O her zaman gönüllerde, her zaman sahnedeki mükemmelliğiyle hatırlanacak. Öncelikle kendine, yaptığı işe ve insanlara olan saygısıyla her zaman örnek olacak. Ben son zamanlarda tanıdım Zeki Müren’i, küçükken de  sesiyle büyüdüğüm sanatçılardan biri. İyiki yetişmiş yaşım, yeni nesillerinde böyle bir duayeni tanıması dileğiyle…

katkıda bulunanlar / çetin tokay’dan kısa kısa

01Oca12

YENİ YILIN İLK GÜNÜNDE İÇİMİZİ ISITTI SEÇİMLERİN. ÇOK TEŞEKKÜRLER ÇETİN ABİ AYAKLARIN HİÇ ÜŞÜMESİN :)



“babam mutfakta” tv programı logo tasarımı

22Ara11

İBRAHİM GÖRÜCÜOĞLU ile BABAM MUTFAKTA

logo tasarım: Bahar Yaltı / bhrylt

fotoğraflar : Ahmet Doğan Ceylan

program & video: İzzet Beyazıt & Ahmet Doğan Ceylan

referanslar

30Kas11

Zeynep Edes Design Office

Adlantis Reklam

Tolga Team

Mobile Crea

Atölye Berkin

Atölye CT

Üçgen Office

Studyo Ekrem

Kuaför Süleyman Çakır

Hit Uluslararası Eğitim

Güney Eğitim Danışmanlığı

Düzenbaz Alternatif Rock Müzik Grubu

İzmir İçmimarlar Odası

Alle Tasarım

Salih İşgören İlköğretim Okulu

Özmen Diş Kliniği

Lika İçmimarlık

Latin Reklam

Hayal Kahvesi / Eskişehir

Akiş Araştırma ve Belgelendirme Tic. Ltd. Şti.

Sahne Sanatları Yapım Organizasyon

izmir bienali için öneri: üniversite öğrenci kulüpleri

23Kas11

Günümüzde her üniversite bir vizyona sahiptir. Üniversitelerden mezun olan öğrencilerde kendi vizyonlarını öğrenim aldıkları okul ve okul süresince dahil oldukları sosyal aktivitelerle geliştirirler. Öğrenci gelişiminde üniversitelerin payı çok büyüktür ve çeşitli görevler yerine getirmekle yükümlüdürler. Düşünmek, araştırmak, uygulamak gibi…

Bu noktada öğrenciler kendi iradeleriyle seçimler yapar. Üniversitenin verdiklerinden Hangisini alıp almayacaklarına ve kendileri üniversiteye ve bununla birlikte topluma, bulundukları yöreye ve kültüre nasıl katkı sağlayacaklarına karar verirler. Bu yüzden istekli, heyecanlı olan öğrenci her zaman başarılı olur.

İzmir de gerçekleştirilecek olan bienal içinde istekli, heyecanlı, gönüllü öğrencilere ihtiyaç vardır. Üniversitelerin öğrenci kulüpleri bu etkinlik için önemlidir. Çünkü, yukarıda da bahsedildiği gibi bu kulüpler öğrencilerin istekleri doğrultusunda kurulmuş ve bir şeyler ortaya koymak adına çalışmalarını sürdürmektedir. Bienalde bir rolü olsun isteyen birçok öğrenciye, öğrenci kulüplerinden rahatlıkla ulaşılabilinir ve bu kulüplerin daha önceki yaptıkları organizasyonlar incelenerek bienale katkı sağlanabilinir.

Diğer taraftan tasarım alanı içerisindeki farklı disiplinlerdeki öğrencilerin bir araya gelerek ortak çalışmalar yapmaları, birbirlerine ve dolaylı yoldan çevrelerine katacakları değerleri güçlendirecektir.

Kaynakça:

- 23. Universiade 2005, Izmir   Gönüllü El Kitabı, Gönüllü Genel Eğitim Programı, Takım Yönetimi Eğitimi, Gönüllü Genel Eğitim Programı, Genel İletişim Eğitimi, Gönüllü Genel Eğitim Programı, Türkiye 2005: Vizyon Eğitimi

- Tekin, Tuğba, Cumhuriyetin 100. Yılında Türk Üniversitelerinden Beklentiler, Ankara    Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, Year: 2007, Volume: 39, Page: 465-480

- Tınal, Melih, Izmir Ataturk High School Mekteb-I İdadi To Date, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dergisi, Year: 2008, Volume: 24, Page:125-134

-Gökçe, Ramazan, Üniversitelerde Öğrenci Kulüpleri Neden Var, Niçin Var? Academic Food Gıda Bilim, ve Teknoloji Dergisi, Sidas Medya, Year: 2008, Volume: 6, Page: 43

topukların üzeri’nde

21Kas11

Yaklaşık bir buçuk yıldır yapmak istediğim projeye dayanamayıp kendi blogumda başlama kararı aldım :) Buradan da kendi yerine sıçraması dileğiyle…

Biraz hikayesinden bahsetmek istiyorum.Ajandamda geriye doğru gittiğimde 16 Nisan Cumartesi günü ilk  Nesrin (Eskiocak) ve Müge (Göztepe) ile fikrimi paylaştığımı gördüm.Sonrasında uzun uzun isim üzerine konuşmuşuz, hatta bu günlerce sürmüş. :) İngilizcesinide kullanmalı mıyız, site adresleri birbirine yönlendirilsin  , şöyle olsun, böyle olsun. 27 Nisanda da Emin’e (Budak) web sitesi adresini alması için mail atmışım.Bu böyle uzun zamandır sürüp gidiyor.Bir sürüde başlıklar sıralamışım, yapılacaklar listesi oluşturmuşum.Tam herşey hazır derken Emrah (Tuluk) askere gidiyor ( ki fotoğraf çekimlerini onun yapmasını dilerken).Pınar’la (Savran) reklam kısmını konuşmayı isterken, ikimizinde çok yoğun bir çalışma temposu içinde olması ve bir türlü bir araya gelemememiz… Aksilikler, aksilikler, aksilikler…..

Ben artık yazmak ve paylaşmak istiyorum. Bu nedenle artık ilk adımımı atmaya karar verdim.

“topukların üzeri’nde” ayakkabılarımızla ilgili olacak.Onlara hayat verip sözcüklerimle canlandırabilmeyi umuyorum.Nerelere gidiyorlar, kimin imzasını taşıyorlar, hangi hayatları yükleniyorlar, nasıl şekil alıyorlar, ne anlamlar taşıyorlar…

Çokta fazla neler olacağından bahsetmek istemiyorum. 2 haftada bir ayakkabılarımız dile gelecek ve bakalım bize neler anlatacaklar???

Ayaklarınız hiç üşümesin :)

Sevgiler…

Eklenti: http://www.facebook.com/pages/bhrylt-topuklar%C4%B1n-%C3%BCzerinde/306612462690659?sk=info

Facebook’ta BEĞEN : http://www.facebook.com/pages/bhrylt-topuklar%C4%B1n-%C3%BCzerinde/306612462690659


bhrylt ayakkabısı :)

18Kas11

Çoookkk uzun bir hikayesi var bu ayakkabıların.Hatta başı sonu yok. Bir ortası var. Şuan burda var, tamda tuttuğum yerde!!!

Onlar mı beni tuttu ben mi onları hala bilmiyorum.Bir adım attım ve gerisi geldi.

Önce varoldum, sonra bhrylt, öncesinde şuan olduğum yerde soru işareti oldum! e şimdi onlarda biliyorlar beni…

——————————————————————

Ayakkabılar İzmir Ekonomi Üniversitesi Tasarım Çalışmaları Yüksek Lisans mülakatı için hazırlanmıştır.

tasarım : Hakan Roww Gönül

boyama: bildiğimiz asetatlı kalem

fotoğraflar: Emrah Tuluk

konsept tasarım: bhrylt

eklenti: http://www.facebook.com/media/set/?set=a.323971417621430.84142.306612462690659&type=3

Facebook’ta BEĞEN : http://www.facebook.com/pages/bhrylt-topuklar%C4%B1n-%C3%BCzerinde/306612462690659

izmir içmimarlar odası

18Kas11


 

Hakkimda